Hoşgeldin, Ziyaretçi:

l Üye Ol
Tarih: 21-08-2018, Saat: 23:09

Engelliler Forum | Engellilerin Sesi

facebook twitter youtube google+ feedburner
  • Engelliler Forum'a Hoşgeldiniz!
  • Bu site ibrahim dagdelen tarafından hazırlanmıştır.
  • Engellilerin sesi olmak ve Tüm engelleri kaldırmaya ne dersiniz..!
Engelliler Forum | Engellilerin Sesi > KÜLTÜR ve SANAT İLGİLİ > Café İbrahimDagdelen.Com.Tr > Kabağın Sahibi >

 Yorum: 0    Görüntülenme: 226
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
 Kabağın Sahibi
05-12-2016, Saat: 04:46,
Çevrimdışı
Yeni Üye
Üye Grubu
Kayıt Tarihi: 03-12-2016
Mesajlar : 16
Konular:
Rep Puanı: 2
#1
Kabağın Sahibi

Kabağın Sahibi
Vaktiyle bir derviş berbere gider. Berberden saçını dibinden kazımasını, sakal ve bıyığını kısaltmasını ister. Tereddütsüz bir şekilde berber koltuğuna oturan derviş:
- “Vur usturayı berber efendi!” der.
Berber, dervişin saçlarını kazı
maya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın …mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- “Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım!” diye kükrer.
Dervişlik bu… Sövene dilsiz, vurana elsiz olmak gerek. Ses çıkarmaz, biraz çaresiz, biraz mütevekkil usulca kalkar yerinden.
Berber, bu gariban müşterisine karşı mahcup olmakla beraber kabadayının pervâsızlığından da korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa baslar. Fakat küstah kabadayı, tıraş esnasında da boş durmaz; sürekli aşağılar dervişi, alay eder:
- “Kabak aşağı, kabak yukarı!..”
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası, yokuştan aşağı hızla kabadayının üzerine doğru gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir, kabadayının karnına batıverir. Kaşla göz arasında babayiğit kabadayı oracığa yığılır kalır, ölmüştür. Herkes bir anda olup biten bu olayın hayret ve şaşkınlığı içindedir. Berber de şok olmuştur; bir manzaraya, bir dervişe bakar ve dervişin beddua ettiğini düşünerek gayr-i ihtiyarî sorar:
- “Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?”
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- “Vallâhi gücenmedim ona. Hakkımı da helâl etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir de sâhibi var. O gücenmiş olmalı!


Ne güzel Söylemiş Yunus Emre
‘’Olsun be aldırma yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır.
Mazlumun ahı indirir şâhı, Her şeyin bir vakti vardır.’’


digiturkey nickli üyenin imzası
Digiturk Üyelik
05-12-2016, Saat: 04:46
Cevapla
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi



Hızlı Menü:

Türkçe Çeviri: MCTR, Forum Yazılımı: MyBB
© 2002-2018 MyBB Group.
Theme by i.DAGDELEN © 2016.